psyfabrika_edwin_andrade_hero_photograph-1200x500

F A B R İ K A ‘nın Ruhu ve Hikayesi

Tüm sistemlerin doğasında yer alan standardize etme, varoluşsal bir reddediştir. Bu reddediş normalleştirme içinde öznenin biricik özelliklerinin körelmesine veya diğer öznelerin istemsiz körlüğüne dayanan bir yok oluma sebep vermektedir. Öte yandan mevcut sistemin metasal karşılıkçılık ilkesi her bir öznenin maddi birer kaynak olarak görülmesi, bilgiye ulaşım sürecini etik olarak bozuma uğratmaktadır. Bu da kadercilik zemininde, sistemin talep ettiği unsurları taşımayan bireyler arasında ayrımcılıkla tamamlamaktadır.

Tüm bu sistematik ket vurumlara karşı çıkan FABRİKA, bir evin salonundan başlayıp, sevgi, erdem ve akıldan oluşmuş sütunlar arasında yükselen duvarsız bir evreni kendine mesken etmiştir. Çünkü içinde bulundurduğu öznel varoluş, sistem içindeki ketleyici tüm unsurlardan huzursuz, değişim ve üretim içinde kararlı olan bireylerin bir araya gelmesiyle kolektif anlayış zemininde yükselen gözlemlenebilir ve ölçülebilir eylemsellikle kurulmayı amaçlamıştır. Ancak bu ideanın tamamlanması dünyanın üzerine kuracağı FABRİKA ile her bir öznenin işçi olmasını hedefleyerek evrensel birlikteliğe, üretime ve sorumluluğa ulaştığı zaman tamamlanacaktır.

Odağı tamamen insan olan bu üretim hali, politika olarak bütünen insan ve varoluşunu eylem planı olarak belirler. Bu doğrultuda, İnsanın tanıklığının ona faillik kazandırdığını iddia eder ve her bir tanığı etkin bir dünya yerleşkecisi olarak değerlendirir. Bu yüzden FABRİKA’nın çağrısı işçi ol’dur. Bu çağrıya yanıt verecek olan her özne ise çoklu renklerden oluşan emek zemini içindeki insanlık bayrağını, kendi ulus bayrakları yanında dalgalandıracaktır.